UTKU KAYNAR

fotoğraf üzerine bir blog…

Etiket arşivi ‘ara güler’ tag

Sanatçısına Sahip Çıkan Ülke Olmak…

5 yorum yapılmış

yıldız kenter23.09.09 tarihli düzeltme: Yıldız Kenter, 23.09.09 tarihli Hürriyet gazetesine verdiği demeçte aşağıdaki haberi yalanlamıştır. Konuyla ilgili orjinal habere buradan, Kenter’in Hürriyet’e verdiği demece de buradan ulaşabilirsiniz. Bu yalanlama, aşağıdaki yazının iddia ettiği gibi Türkiye’de sanatçıya kıymet verildiğinin bir göstergesi sayılamasa da, haberi okuyunca acıyan içimize bir su serpmiştir. Bu çerçevede ilgili iki haberi ve aşağıdaki yazının içeriğini bu site okurlarının özgür yargısına sunuyorum.

Dostlukla,

Utku

******************

Bu yazı, bu sitede okumaya alışık olduğunuz türden bir yazı değil. Nasıl yapmalı, ekipman vb. içermiyor. Ama daha derin bir sorunumuz var bizim, daha köklü bir yaramız. Öncelikle şu iki alıntıyı okumanızı rica ediyorum:

Nezih Tavlaş – Ara Güler söyleşisinden…

A.G. : Şimdi ne var biliyor musun, bir birikim var bende… O birikim yani arşivi doldurmuşum bilmem ne… Onları kitap halinde çıkarmak en mühimi. Unutma Afrodisias’ı 50 sene evvel çekmişim abi 1958′de, daha başka şeyler de var sırada…

N.T. Bu sizi çok mutlu etti değil mi?

A.G. : Etti de şimdi neticesi ne olacak? Mesela kocaman kitap yapıyorsun, alacağın para bir halt değil. Şu kitaba kaç para alırsın? Adam bir reklam filminde oynuyor -bir takım kıçı kırık artistler var ortada, onların aldıkları paralar hakkında bilgin var mı?

N.T. Var. İnanılmaz rakamlar.

A.G. : Eee nedir? Ne biçim memleket burası be!

Ara Güler – FotoMuhabiri Kitabından alıntı

Bu da 21.09.2009 tarihli Sabah gazetesinden :

Parasız kaldım, yıkıldım
Yıldız Kenter, “Parasız kaldım” dedi! Bebek’te sabah yürüyüşü yaparken GÜNAYDIN’ın görüntülediği ünlü oyuncu, “67 yaşını geçtiğim için konservatuvardan aldığım maaşı kestiler. Bankaya gittiğimde ‘Size para yok’ dedikleri an yıkıldım. Parasız kaldım! Parasız kalan insanlar ne hissederse, onu hissettim. Şu an 600 lira emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyorum” dedi.

Yaşlılara ‘öl’ deniyor
Kriz nedeniyle, sahibi olduğu tiyatronun iş yapmadığını, dolayısıyla belirli bir gelirinin de olmadığını, yaşamak için özel ders verdiğini söyleyen Kenter, isyan etti: “Bu ülkede yaşlı insanlara bakış açısı üzücü. Türkiye’de ‘Yeter yahu, artık öl’ gibi bir tavır sergileniyor. Şimdi ben aynı tavrı yaşıyor ve hissediyorum.”

Sabah, 21.09.2009

Ara Usta’nın sorusunu tekrarlayalım. Ne biçim memleket burası be!

Bu sorunun yanıtını kendi kendinize vermek için şunu da hatırlayın:

Henri Cartier-Bresson 1999 yılındaki Avrupalılar sergisi için Istanbul’a davet edildiğinde Fransa’nın kendisinin “milli hazine” olması dolayısıyla seyahatine izin vermediği yolunda (o tarihte 90 yaşındaydı) bir şehir efsanesi bulunmaktadır.

Fikirlerimizi netleştirmek için aşağıdaki soruları soralım:

1. Bu ülkede yazı, şiir, hülasa kitap yazmış ve bundan hayatını idame ettirmiş kaç kişi tanıyorsunuz?

2. Bu ülkede fotoğraf çekmiş, resim yapmış, heykellere can vermiş, koreografi ile insan vücudunu dil olarak kullanmış ama kendisine bahşedilen bu yeteneğin karşılığını hayatta da alabilen kaç kişi var?

3. Bu ülkenin nüfusu kaç kişi?

4. Bu ülkede Yazarlar Birliği/Sendikalarına, Sanatçı Meslek Örgütlerine,  Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonuna, vb. üye olmuş insan sayısı kaç? Ben söyleyeyim, 15.000, o da fazla fazla sayarsanız!

Tüm bunlar olurken, mesela herhangi bir mesleği, kabiliyeti, meşgalesi filan olmadığı halde sırf açılış ve tanıtımlarda görünmek için (ünlü olduğu için) para alan kaç kişi var bu ülkede?

Bu ülkede fotoğraf, sadece fotoğraf sergileyen kaç galeri var? Bu galeriler sergiledikleri eserlerin ne kadarını satabiliyorlar?

Bu ülkede kaç fotoğraf koleksiyoneri var? 1950′lerde kaç tiyatro eleştirmeni vardı günlük gazetelerde, şimdi kaç tane? Aynı yıllarda kaç klasik müzik eleştirmeni vardı, şimdi kaç tane var?(*** Yanıtlar için yazının sonuna bakınız)

Sayılar size doğruyu söyleyecek.

Yıldız Kenter gibi bir devin, bir yaşayan çınarın sırf belli bir yaşı geçti diye üretimden, eğitimden men edilmesi bir ülkenin yaşayabileceği en büyük ayıplardandır. Hasbelkader, Istanbul yerel ve idari yönetimlerinin büyük hataları sonucunda böyle bir işsizliğe düşse dahi, Anadolu kentlerinin “aman hocam biz konservatuar kurmak isteriz”, “aman hocam bizim ilimize devlet tiyatrosu” vb. diye kapısında yatması, şehirlerin altın anahtarlarının verilmesi gerekecek kadar büyük bir çınardır Yıldız Kenter.

Sanatçısına sahip çıkmayan ülkeler, eninde sonunda günübirlik eğlencelere, Var mısın Yok musun yarışmalarına, insanların emek vermeden kazanmalarına ve/veya emek verdikleri halde kazanamamalarına, mesleksiz ünlülere ve meslekli, yetenekli ancak ünsüzlere, vasat, bayağı bir güzellik anlayışına ve bu anlayışa yön veren, Meriç’in 100 km. batısında “bilirkişi”liklerinin esamesi okunmayan “bir bilen”lere mahkumdur.

Kabul edelim, 75 milyonluk nüfusuna, bunun yarısının 35 yaşın altında olmasına dayanan muazzam potansiyeline karşın bu ülkede sanatın ve sanatçının kıymeti yoktur.

Bu ülkede herhangi bir sanatın duayenlerinin 67 yaşına geldiği için maaşlarının kesildiği değil, ömür boyu başarı ve memlekete katkıları nedeniyle heykellerinin dikildiği gün, 1958′den bu yana yaptığı röportajların kitaplarının basımı için yayınevlerinin rekabete girdiği gün, gazetelerde tiyatro oyunlarının haberlerinin oyunun içindeki bir kaç dakikalık sevişme/öpüşme sahnesi ile sınırlı kalmadığı gün, Borusan Senfoni’nin dün verdiği konserin eleştrisinin bugün bir kaç gazetede çıktığı ve okunduğu gün, bu ülke, bu yalnız ve güzel topraklar, kendisini boğazına geçirilmiş yağlı bir kement gibi sıkan bu garabetten kurtulacaktır.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Dostlukla,

Utku

*** : Bu ülkenin 1 fotoğraf koleksiyoneri var. 1950′lerde her gazetenin tiyatro eleştirmeni vardı, şimdi hiç yok. Yine aynı yıllarda Türkiye’de her klasik müzik konserinden sonra en az üç nitelikli, bilgi verici eleştri okumak mümkündü, gazetelerde.

Written by utkukaynar

Eylül 22nd, 2009 at 10:13 pm

Fotoğrafa yeni başlayanlar için en iyi on kitap…

9 yorum yapılmış

Benim fotoğraf makinam var zaten, neden fotoğraf üzerine bir şeyler okuyayım ki diyorsanız; bunu okuyun.

Ben kitaplarımı genelde kitapyurdu.com veya ideefixe.com‘dan alırım. Yabancı kitaplar için amazon.com vazgeçilmez bir kaynak. Aşağıdaki kitapları da buralarda bulabilirsiniz.

Eğer Bursa’da yaşıyorsanız, Ezgi Kitabevi çok iyi bir seçenektir. İstanbul’da Simurg Kitabevi ve Pandora genellikle yabancı yayınları bulunduruyor.

Aşağıdaki liste, BUFSAD‘da fotoğrafa yeni başlayan arkadaşlara temel fotoğraf eğitimini bütünleyici olarak önerdiğim listenin biraz daha geliştirilmiş halidir. Temel Fotoğraf Eğitiminin sağladığı eğitim altyapısından yararlanamayacak arkadaşlar için bu konuda kitaplar da ekliyorum.

Ancak altını çizmek isterim, hiçbir kitap bir eğitmenle ve/veya sınıf içinde yapılan fotoğraf eğitiminin yerini alamaz. Bu listenin mutlaka düzgün bir fotoğraf kurumunda verilen fotoğraf eğitimi ile desteklenmesi gerekir.

Bu kurumların listesi ve size en yakınındakine ulaşmak için bu sayfayı ziyaret edin : www.tfsf.org

İşte fotoğrafın taze meraklıları için en iyi on kitabın listesi :

Sanatın Öyküsü, Remzi Kitabevi

1. Sanatın Öyküsü – E.H.Gombrich, Remzi Kitabevi

Sadece fotoğraf meraklılarının değil, sanatla ilgili herkesin okuması gereken kitap. Sanatın nasıl doğduğunu, nasıl yeşerdiğini, Hangi şart ve koşullardan olgunlaşarak adım adım gotiği, rönesansı, empresyonizmi, barok dönemi ve modern sanatı kapsayan muhteşem eser. Ünlü sanat tarihçimiz, 12 Eylül öncesinde katledilen merhum Bedrettin Cömert’in ödül kazanan çevirisi ile 30 yıldır değişmeksizin sanat tarihinde bilgi sahibi olmak isteyen sanat meraklılarını aydınlatıyor.

Ben neden sanat tarihi okuyayım ki, bunun fotoğrafla ne ilgisi var diyorsanız lütfen şimdi bu siteden çıkın, en yakın fotoğraf paylaşım sitesine giderek ilk gördüğünüz fotoğrafın altına ışığınız bol olsun yazın.

Çünkü çok ilgisi var. Sanatta hiçbir şey, uzun atlamalar şeklinde gerçekleşmez. Her ilerleme kendinden önceki sanat akımları zincirine bir halka ekler. Fotoğraf bu halkayı nerede, nasıl, ne şekilde eklemiştir; hangi sanat akımları bugünün hangi fotoğraflarını etkilemiştir, açık-koyu kavramını Eugene Smith’ten 300 yıl önce hangi ressam kullanmıştır, bu kitap size bunu gösterecek.

92721_2

2. Fotoğrafın Kısa Tarihçesi – Walter Benjamin, YGS Yayınları

‘Fotoğraf makinesi, izleyicinin anlamlandırma mekanizmasını durduracak denli etkileyici gizli ve geçici resimleri giderek daha iyi yakalayabilmek üzere, küçülüyor da küçülüyor. Burada, yaşamsal ilişkilerin birebir karşılanmasını sağlayan ve onsuz fotoğrafik kurulmanın yalnızca yaklaşık bir yerlere saplanıp kalacağı bir gerekçe gündeme gelmelidir… Ama, kentimizde her köşe bir suç mekanı değil midir? Yoldan geçen herkes mücrim birer oyuncu değil midir? Fotoğraflarında suçu ortaya çıkarmak ve suçluyu açıklamak her fotoğrafçının görevi değil midir? ‘Geleceğin cahilleri’, deniyor. ‘alfabeyi sökemeyenler değil, fotoğraf çekemeyenler olacak’. Ama kendi fotoğraflarını okuyamayan fotoğrafçıyı da cahil saymak gerekmez mi? Gerekçe, çekilen resmin en önemli unsuru olmayacak mı?’

Tanıdık geldi mi? Okuyun, Benjamin’in bugünün fotoğraf sorunlarını nasıl olup ta 80 yıl önce öngörebildiğine hayretler içinde kalacaksınız.

Günümüz kendi fotoğraflarına yabancı fotoğrafçılarla, hayatla ilişkisini fotoğraflar üzerinden kuran toplumların çağı olduğuna göre bu küçük kitabın size vereceği çok şey var demektir.

Camera Lucida, Roland Barthes

3. Camera Lucida – Roland Barthes, Altıkırkbeş Yayınları

Kutsal Kitap! Fotoğraf edebiyatının iki başyapıtından biri sayılmakta olan, Roland Barthes’ın bir fotoğraf neden, nasıl etkilidir sorusuna yanıt aradığı üstün eser. Punctum, Studium gibi kavramların yerli yerine oturacağı, pek çok fotoğrafın içindeki anlambilimi sökmenize yardımcı olacak temel kitap. Kitap sadece fotoğrafın hayatla ilişkisini değil, aynı zamanda ölüm ile ilişkisini de sorgulamaktadır. Fotoğrafın ne olduğu sorusuna yanıt ararken bu ilişkiyi de ortaya çıkartıyor.

Mutlaka alınması, okunması, sonra bir daha okunması gereken bir eser.

218846_2

4. Karar Anı – Henri Cartier-Bresson, YGS Yayınları

20.yüzyılın en büyük fotoğrafçısının gözünden fotoğraf ve foto-röportaj. Tartışma götürmez biçimce, 20.YY’ın en önemli fotoğraf metni. Henri Cartier-Bresson çağının gözüydü, dünyanın en çok sergi açan ve kitap basan fotoğrafçısı ünvanını halen korumaktadır! 60 yıllık kariyeri boyunca beyni, gözü ve kalbi aynı doğrultuda buluşturmayı hedefleyen fotoğraflar çekmiş, fotoğraf tarihine başyapıt olarak geçecek yüzlerce fotoğraf bırakmıştır. (Normalde, 10 tane bırakırsanız büyük fotoğrafçı olursunuz, siz düşünün!)

Karar anı, Bresson’un hikaye anlatımcı fotoğraf konusundaki temel görüşlerinin yanı sıra sanatçının fotoğrafa ve hayata bakışı ile ilgili ipuçları sunmaktadır. Bu kitabın ustanın fotoğraflarını da içeren orjinal baskısının kapağı, ünlü ressam Henri Matisse tarafından çizilmiştir ve şu anda bulunabilen kopyaları da eBay’de $2500 civarında alıcı bulmaktadır.

302169_2

5. Fotoğraf Üzerine – Susan Sontag, Agora Kitaplığı

Son 140 yılda fotoğrafın dünyayı görme şeklimizi nasıl değiştirdiğinin çok parlak bir analizi. Fotoğrafın gelecekte medyada nasıl şekil bulacağı, görmek eyleminin şekil değişdirmesine kadar bu kitapta yer alıyor. Bu kitaptan sonra fotoğrafa asla sadece yükselen bir sanat dalı olarak bakılmadı, bunun da ötesinde fotoğraf toplumun doğasını ve kaderini değiştiren bir güç olarak algılandı.

Meraklısına not : Bu kitap bu kadar iyi de, neden 5.sırada diyebilirsiniz.. Çünkü, gerçekten derinlemesine anlamanız için geri kalan 9′unu bir kenara atıp bunu okumanız gerekli. Bu kadar derindir. Bu nedenle de ağırdır. Hem dil, hem de entellektüelite bakımından…

İnsansız Anı Olmaz - Ara Güler, İlker Maga, YGS Yayınları

6. İnsansız Anı Olmaz – Ara Güler, İlker Maga, YGS Yayınları

Türk fotoğrafının en büyük isminin fotoğrafa dair görüşleri. Fotoğraf nereden geliyor, nereye gidiyor, fotoğrafçı nasıl davranmalıdır? Fotoğraf çantadan ne zaman çıkar, fotoğrafçı rahatsız etmeden nasıl çeker? Yanıtını bu kitapta bulacaksınız.

sk-kom

7. Fotoğrafın Yapısal Öğeleri ve Fotoğraf Sanatında Kompozisyon – Sabit Kalfagil, Fotoğrafevi Yayınları

Fotoğrafın temel öğesi kompozisyonun Türkiye’deki en önemli kalemi tarafından yazılmış temel eser. Fotoğraf makinelerinin kullanım kılavuzu yerine (nasıl olsa kimse onları okumuyor) bu kitabı verseler bu coğrafyanın fotoğrafa bakışı değişir. İlk baskısı 1981 yılında yapılmış ve hızla tükenmiş, kült kitap haline gelmişti. Fotoğrafevi’nin bastığı ikinci kitap daha da geliştirilmiş kalitesiyle iyi fotoğraf çekmek isteyen meraklıları bekliyor.

Meraklısına not : Bu kitapta anlatılan kompozisyon, bilinen anlamda kompozisyonun ABC’sidir. Bunu anlamadan XYZ’sini, yani söz gelimi Economopoulos, Pellegrin, Nan Goldin vb. sanatçıların fotoğraflarını anlamaya çalışırsanız, alfabeyi öğrenmeden şiir okumaya çalışan biri gibi olursunuz. Bu kitap size alfabeyi verir, düz yazı veya şiir yazıp yazmayacağınız size kalmış.

44680

8. A’dan Z’ye Fotoğraf – Özer Kanburoğlu, Say Yayınları

Fotoğraf temel teknik bilgisi hakkında Türkiye’nin en çok okunan kitabı. Aydemir Gökgöz ve John Hedgecoe’nun adlarını da yad etmeden geçmeyelim, ama Özer Hoca’nın kitabı teknik bilgisini sağlamlaştırmak isteyen her fotoğraf meraklısının merak ettiği konuları bulabileceği bir eser. Bilhassa yeni başlayanlar için enstantane, diyafram, alan derinliği, ışık bilgisi vb. bölümleri elzem.

Fotoğraf Teknik Okumaları, Faruk Akbaş - Emre İkizler

9. Fotoğraf Teknik Okumaları – Faruk Akbaş, Emre İkizler, OM Yayınevi

Bu kitabın baskısı tükendi, ancak yine de fotoğrafa yeni başlayan veya fotoğrafçılığını geliştirmek için pratik bilgiler arayan herkese tavsiye edilebilecek bir eser. Kitap fotoğraflara bakmak ve bu fotoğrafların teknik (içerik değil) okumalarını yapmak üzerine faydalı gidiş yollar içermekte.

Fotoğrafta Rengin Sırları, Jim Zuckermann

10. Fotoğrafta Rengin Sırları – Jim Zuckermann, Homer Kitabevi Yayınları

Fotoğrafta renk, makinenizin yeteneklerinden ziyade sizin ışık bilginiz ile doğru orantılıdır. Kompozisyonunuz mükemmel olsa dahi, renkli fotoğrafların peşindeyseniz beklemeyi bilmelisiniz. Michel Fatali, bu kavrama “ışığı beklemek” diyor. Web sitesindeki fotoğrafların “field notes” kısmına bakarsınız, bazen günlerce beklediğini göreceksiniz. Bu kitap, o bekleyişin sonunda istediğinizi elde etmek için gerekenleri anlatıyor.

————————————————————-

Benim listem bu kadar. Bu liste yukarıdaki on kitabın mutlak surette en iyi on olduğu anlamına gelmeyebilir, ben yalnızca kendi favorilerimi yazdım. Bu listeyi 20, 30, hatta 50′ye çoğaltmak ta mümkün, çünkü örneğin bir İhsan Derman, Özcan Yurdalan, Güler Ertan, John Berger’in kitapları veya fotoğraf sanatçılarının albüm çalışmaları burada yer almıyor.

Fotoğrafta ilerlemek istiyorsanız, bu öncelikle doğru yere odaklanmakla mümkün. Estetiğe, kurama, soyut bağlama yapacağınız her türlü yatırım “fotoğraf zihninizi” geliştirecek ve ekipmanınız ne olursa olsun fotoğraflarınızı üst boyutlara taşıyacaktır.

Yeter ki siz, yukarıdaki veya benzeri kitapları okuyup sonunda kendi fotoğraf dilinizi yaratmak üzere bir yolculuğa hazır olun.

Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Written by utkukaynar

Ağustos 4th, 2009 at 5:50 pm