<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Basitlik yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:09:55 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
	<item>
		<title>Yazar: utkukaynar</title>
		<link>http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/comment-page-1/#comment-184</link>
		<dc:creator>utkukaynar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 22:13:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.utkukaynar.com/blog/?p=705#comment-184</guid>
		<description>Hasan merhaba, 

Yorumun için çok teşekkürler, umarım görüşürüz. 

Utku</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hasan merhaba, </p>
<p>Yorumun için çok teşekkürler, umarım görüşürüz. </p>
<p>Utku</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: utkukaynar</title>
		<link>http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/comment-page-1/#comment-183</link>
		<dc:creator>utkukaynar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 22:04:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.utkukaynar.com/blog/?p=705#comment-183</guid>
		<description>Ugur Abi, 

Yazı aynen kenrockwell.com&#039;dan cevrildi. Dolayısıyla, Newton gafını yapan da Ken Rockwell&#039;in kendisidir. Yazının orjinalinin linki &lt;a href=&quot;http://www.kenrockwell.com/tech/simplicity.htm&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;burada.&lt;/a&gt;

Benim de bildigim, Newton&#039;un cebire katkısının gercek degerli fonksiyonların köklerini bulmaya yarayan Newton yaklasimini (Newton-Raphson metodu olarak ta bilinir) buldugudur. Konuyla ilgili Wikipedia makalesi : &lt;a href=&quot;http://en.wikipedia.org/wiki/Newton%27s_method&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;Wikipedia&lt;/a&gt;

Yıldız Moran tanımı ise cuk oturmus, cok tesekkurler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ugur Abi, </p>
<p>Yazı aynen kenrockwell.com&#8217;dan cevrildi. Dolayısıyla, Newton gafını yapan da Ken Rockwell&#8217;in kendisidir. Yazının orjinalinin linki <a href="http://www.kenrockwell.com/tech/simplicity.htm" rel="nofollow">burada.</a></p>
<p>Benim de bildigim, Newton&#8217;un cebire katkısının gercek degerli fonksiyonların köklerini bulmaya yarayan Newton yaklasimini (Newton-Raphson metodu olarak ta bilinir) buldugudur. Konuyla ilgili Wikipedia makalesi : <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Newton%27s_method" rel="nofollow">Wikipedia</a></p>
<p>Yıldız Moran tanımı ise cuk oturmus, cok tesekkurler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ugur cavac</title>
		<link>http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/comment-page-1/#comment-182</link>
		<dc:creator>ugur cavac</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 18:01:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.utkukaynar.com/blog/?p=705#comment-182</guid>
		<description>Merhaba
Ben de fotoğraf gezilerine giderken bir sürü lens götürür ve hertürlü açıdan fotoğraf çekmeye çalışırdım.Tabii lenslerimin hepsini kullandığım oluyordu ama çektiğim fotoğrafların çoğu beni tatmin etmiyordu.Birgün Çerkes Karadağ ile Misi köyüne çekim gezisine gitmiştik.
&quot;Hanginiz sabit açılı lens kullanıyor?&quot; dedi.
Daha sonra kendisi sabit bir açı ve az malzemeyle daha başarılı sonuçlar alındığını  vurgulamıştı.
Gerçi ben yine fotoğraf çantama gerekli malzemelerin tümünü koyuyorum.
Sonuçta çantanın hacimsel kapasitesi bellidir.
Ve yazıda anlatılanların tümünün geçerliği fotoğrafçıyla görecelidir.
Birde sahip olunan ekipmanı teknik olarak iyi tanımalıdır.İçerik ise kişiye göre zenginlik arzeder.
Hasan Kasapoğlu nun anlattıkları çok doğru şeyler.Tekniğin sonu var mıdır? bence yoktur,ama bir sonu olmasa da fotoğraf teknolojisi çılgın bir şekilde ilerlemektedir.Dur diyene aşkolsun.

Örnek bir yazı:

Soru:

İyi bir fotoğrafçı olmanın koşulları nelerdir?


Cevap:

&quot;Öncelikle fotoğraf tekniğini çok iyi bilmeleri gerekir.Onu kusursuz düzeye vardırdıktan sonra olanca güçlerini içeriğe yöneltmeleri gerekir.Kişisel yaklaşımlarını, kendileri için otomatik, olağan düzeyegelmiş teknik aracılığıyle yansıtmalılar.Fakat teknik, bir noktada kusursuz olur, aynı oranda şaşmaz kuralları olan içeriğin ise gelişmesi sonsuzdur.Ve kişinin fotoğraf çekmediği zamanlarda çok düşünmesi, geniş bir görüş açısı, hayat felsefesi oluşturması mutlaka gerekir.
&quot;Yıldız Moran(Sesdergisi-25.06.1983)



Konumuz dışında ama bence önemli küçük bir dip not:
Yazınızda Newton un Cebir i bulduğunu söylemişsiniz.Herhalde 24 saat doğu bilginlerinin buldukları Cebir ilmini nasıl batılı kaynak duruma getirebilirim diye düşünmüş olsa  gerek.:)
Çünkü ben şu şekilde biliyordum.Yanılıyorsam beni tekrar uyarın.
Google den 
-Batılıların El Gabra(Algebra=cebir) dediği Cebir ilminin kurucusu kesin olarak bilinmemekle birlikte Arap Matematikçi El Cabir Bin Hayyam&#039;dır.
&quot;El Cabir baştan sona kadar cebir ilmini kurdu.
1, 2 ve 3. dereceden denklemlerin çözümlerini gösterdi. Karekök ve küpkök almayı gösterdi.
&quot;Harezmi de cebirin kurucularındandır ama cebirin isim babası El Cabir&#039;dir! İngilizce&#039;deki Algebra kelimesi de bunu kanıtlamaktadır!
Cebir adı Harezmi&#039; nin &quot;El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il - Cebri ve’l-Mukabele” adlı eserinden geldiği de söylenmektedir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba<br />
Ben de fotoğraf gezilerine giderken bir sürü lens götürür ve hertürlü açıdan fotoğraf çekmeye çalışırdım.Tabii lenslerimin hepsini kullandığım oluyordu ama çektiğim fotoğrafların çoğu beni tatmin etmiyordu.Birgün Çerkes Karadağ ile Misi köyüne çekim gezisine gitmiştik.<br />
&#8220;Hanginiz sabit açılı lens kullanıyor?&#8221; dedi.<br />
Daha sonra kendisi sabit bir açı ve az malzemeyle daha başarılı sonuçlar alındığını  vurgulamıştı.<br />
Gerçi ben yine fotoğraf çantama gerekli malzemelerin tümünü koyuyorum.<br />
Sonuçta çantanın hacimsel kapasitesi bellidir.<br />
Ve yazıda anlatılanların tümünün geçerliği fotoğrafçıyla görecelidir.<br />
Birde sahip olunan ekipmanı teknik olarak iyi tanımalıdır.İçerik ise kişiye göre zenginlik arzeder.<br />
Hasan Kasapoğlu nun anlattıkları çok doğru şeyler.Tekniğin sonu var mıdır? bence yoktur,ama bir sonu olmasa da fotoğraf teknolojisi çılgın bir şekilde ilerlemektedir.Dur diyene aşkolsun.</p>
<p>Örnek bir yazı:</p>
<p>Soru:</p>
<p>İyi bir fotoğrafçı olmanın koşulları nelerdir?</p>
<p>Cevap:</p>
<p>&#8220;Öncelikle fotoğraf tekniğini çok iyi bilmeleri gerekir.Onu kusursuz düzeye vardırdıktan sonra olanca güçlerini içeriğe yöneltmeleri gerekir.Kişisel yaklaşımlarını, kendileri için otomatik, olağan düzeyegelmiş teknik aracılığıyle yansıtmalılar.Fakat teknik, bir noktada kusursuz olur, aynı oranda şaşmaz kuralları olan içeriğin ise gelişmesi sonsuzdur.Ve kişinin fotoğraf çekmediği zamanlarda çok düşünmesi, geniş bir görüş açısı, hayat felsefesi oluşturması mutlaka gerekir.<br />
&#8220;Yıldız Moran(Sesdergisi-25.06.1983)</p>
<p>Konumuz dışında ama bence önemli küçük bir dip not:<br />
Yazınızda Newton un Cebir i bulduğunu söylemişsiniz.Herhalde 24 saat doğu bilginlerinin buldukları Cebir ilmini nasıl batılı kaynak duruma getirebilirim diye düşünmüş olsa  gerek.:)<br />
Çünkü ben şu şekilde biliyordum.Yanılıyorsam beni tekrar uyarın.<br />
Google den<br />
-Batılıların El Gabra(Algebra=cebir) dediği Cebir ilminin kurucusu kesin olarak bilinmemekle birlikte Arap Matematikçi El Cabir Bin Hayyam&#8217;dır.<br />
&#8220;El Cabir baştan sona kadar cebir ilmini kurdu.<br />
1, 2 ve 3. dereceden denklemlerin çözümlerini gösterdi. Karekök ve küpkök almayı gösterdi.<br />
&#8220;Harezmi de cebirin kurucularındandır ama cebirin isim babası El Cabir&#8217;dir! İngilizce&#8217;deki Algebra kelimesi de bunu kanıtlamaktadır!<br />
Cebir adı Harezmi&#8217; nin &#8220;El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il &#8211; Cebri ve’l-Mukabele” adlı eserinden geldiği de söylenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Hasan Kasapoğlu</title>
		<link>http://www.utkukaynar.com/2010/01/01/basitlik/comment-page-1/#comment-181</link>
		<dc:creator>Hasan Kasapoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 12:44:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.utkukaynar.com/blog/?p=705#comment-181</guid>
		<description>Utku abi merhaba,
Uzun zamandan beri blog yazılarını takip ediyorum. Daha önceki yazılarına nasıl katılıyorsam bu yazınada aynı derecede hak veriyorum. Malesef kapital düzen içsel dünyamıza fotoğraf kapısından girmeyi başarmış, manadan ziyade madde ile temasımızı geliştirmiştir. Neticede kapital düzen mana ile beslenmez. Günümüz Türk Fotoğrafı her alanda olduğu gibi şekilcilik kulvarında dolaşmaya, hala teknikler ile boğuşmaya devam ede dursun, derin düşünce ürünleri fotoğraflar apayrı bir fotoğraf dünyasında akışlarına devam ediyor. Fotoğraf memlekette bir statü belirteci olmaktan çıkmalı, biçim ve içerik dengesine kavuşmalı, herşeden önemlisi Anadolu değerleri ile bu toprakların düşünce ve algısı ile hayat bulmalıdır.  Çok daha fazla okumaya dünya fotoğraf algısını tanımaya ihtiyacımız var. 1826 yılından günümüze ulaşana kadar geçen sürede fotoğrafın yurdum topraklarına gelişinden bu yana Türkiye&#039;de hala tam anlamıyla bir karakter bulamadığı düşüncesindeyim. Biçimsel anlamda gerçekten başarılı çalışmalar var. Ama incelemelerim şu yönde; özellikle yarışmalarda dikkat ettiğim üzere başı çekecek fotoğraflar artık konu ve anlamları ile diğerlerinden sıyrılmaya başladı. çünkü teknik anlamda yurdum fotoğrafçısı en kral photoshop ustası haline, en iyi malzeme analiz edecek kişi konumuna ulaştı. artık süreç fikirlerin ilerlemesi yönünde sistemi tetikliyor. Zaten fotoğraf tarihinde de böyle olmadı mı? önce soylular bu işe sardılar. çünkü maliyetli bir işti. zanaatçılar ressamlar belli bir alt yapı ile işe girdiler. tabi bu arada teknik gelişmelerde hızla ilerliyordu. fotoğraf teknik bir veri olarak ilerliyordu. zaten sanat mıdır değil midir? meselesi de buradan çıkmıyor mu? teknikler aşıldıkça sanatçılarda fikir ve görüşleri ile tarzları ile fotoğraf dünyasında yer etmeye başladı. en nihayetinde Türkiye&#039;de  de dijital teknoloji verilesiyle pratikleşen ucuzlayan teknikler sayesinde fotoğraf hız kazandı. inanıyorum ki zaman içinde bu materyal çılgınlığı zamanla yerini bulacak, onca malzemeyi taşımaktan yorulan fotoğrafçı dostlarım amacına göre hazırlar yaparak yola çıkacaktır. Fotoğraf teknik bir öğe olmaktan sıyrılacak, ifade anlamında konuşmaya derdini söylemeye başlayacaktır. İnşallah umutluyum. Emeğin için çok teşekkür ederim abicim. İnşallah birlikte olmak ve fotoğraf üzerine fikir alış verişinde bulunma fırsatımız olur. İyi çalışmalar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Utku abi merhaba,<br />
Uzun zamandan beri blog yazılarını takip ediyorum. Daha önceki yazılarına nasıl katılıyorsam bu yazınada aynı derecede hak veriyorum. Malesef kapital düzen içsel dünyamıza fotoğraf kapısından girmeyi başarmış, manadan ziyade madde ile temasımızı geliştirmiştir. Neticede kapital düzen mana ile beslenmez. Günümüz Türk Fotoğrafı her alanda olduğu gibi şekilcilik kulvarında dolaşmaya, hala teknikler ile boğuşmaya devam ede dursun, derin düşünce ürünleri fotoğraflar apayrı bir fotoğraf dünyasında akışlarına devam ediyor. Fotoğraf memlekette bir statü belirteci olmaktan çıkmalı, biçim ve içerik dengesine kavuşmalı, herşeden önemlisi Anadolu değerleri ile bu toprakların düşünce ve algısı ile hayat bulmalıdır.  Çok daha fazla okumaya dünya fotoğraf algısını tanımaya ihtiyacımız var. 1826 yılından günümüze ulaşana kadar geçen sürede fotoğrafın yurdum topraklarına gelişinden bu yana Türkiye&#8217;de hala tam anlamıyla bir karakter bulamadığı düşüncesindeyim. Biçimsel anlamda gerçekten başarılı çalışmalar var. Ama incelemelerim şu yönde; özellikle yarışmalarda dikkat ettiğim üzere başı çekecek fotoğraflar artık konu ve anlamları ile diğerlerinden sıyrılmaya başladı. çünkü teknik anlamda yurdum fotoğrafçısı en kral photoshop ustası haline, en iyi malzeme analiz edecek kişi konumuna ulaştı. artık süreç fikirlerin ilerlemesi yönünde sistemi tetikliyor. Zaten fotoğraf tarihinde de böyle olmadı mı? önce soylular bu işe sardılar. çünkü maliyetli bir işti. zanaatçılar ressamlar belli bir alt yapı ile işe girdiler. tabi bu arada teknik gelişmelerde hızla ilerliyordu. fotoğraf teknik bir veri olarak ilerliyordu. zaten sanat mıdır değil midir? meselesi de buradan çıkmıyor mu? teknikler aşıldıkça sanatçılarda fikir ve görüşleri ile tarzları ile fotoğraf dünyasında yer etmeye başladı. en nihayetinde Türkiye&#8217;de  de dijital teknoloji verilesiyle pratikleşen ucuzlayan teknikler sayesinde fotoğraf hız kazandı. inanıyorum ki zaman içinde bu materyal çılgınlığı zamanla yerini bulacak, onca malzemeyi taşımaktan yorulan fotoğrafçı dostlarım amacına göre hazırlar yaparak yola çıkacaktır. Fotoğraf teknik bir öğe olmaktan sıyrılacak, ifade anlamında konuşmaya derdini söylemeye başlayacaktır. İnşallah umutluyum. Emeğin için çok teşekkür ederim abicim. İnşallah birlikte olmak ve fotoğraf üzerine fikir alış verişinde bulunma fırsatımız olur. İyi çalışmalar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
