Trierenberg Super Circuit yarışmasının ödül töreni, 19 Ekim 2009 Pazartesi akşamı Avusturya’nın Linz kentinde yapıldı. Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği olarak iki bireysel, bir dernek altın madalyası ile ödüllendirildiğimiz için galaya davet edildik, ve davete icabet ederek gittik.
Hepimizin, fotoğraf yarışması organizasyonu ile ilgili algısını değiştiren bir gece oldu. Aşağıda, bu geceden izlenimlerimi bulabilirsiniz.
Dünyanın En İyi Fotoğrafları (!)
Törene üstünde dünyanın en iyi fotoğrafları yazan, bu yılın kataloğuna da kapak olmuş bir afişin önünden girdik. Etkinliğin (yarışmanın) 36 sponsorunun logolarının önünden geçerek. Tören, Linz kentinde Design Center isimli merkezde yapılmaktaydı. İçeride, konularına göre seçilmiş bulunan yaklaşık 200 fotoğraftan oluşan bir sergi bizi bekliyordu.
Fotoğrafların arasında yarışma birincisi Howard Schatz’dan, Önder Turacı’nın ödüllü fotoğraflarına, sergileme alan eserlerden tematik seçkilere kadar her şey vardı.
Bunu da görünce anladık ki, TSC dünyanın en kalabalık katılımlı fotoğraf yarışmalarından biri. Yaklaşık 4000 kişi katılıyor her yıl, ve bu en az rakam. Bu katılımın 30%’una ödül veya kabul (acceptance) veriyorlar. Etkinliğin bu denli çok ilgi görmesinin ana unsuru bu durum.
Profesyonellik, profesyonellik
Profesyonelce düzenlenmiş bir gala organizasyonu, daha ilk dakikadan itibaren kendini belli etti. Gala salonu bütün davetlilerin masa düzenleri ile birlikte düğün gibi süslenmişti. Sahnede bulunan üç tane dev ekran ile ne yapacakları sorusu, bir süre sonra yerini gösterilerden aldığımız keyfe bıraktı.
Yaklaşık 350 davetlinin geldiği gecede hiçbir şey şansa bırakılmamış.
Örneğin, size madalyanızı sahnede vermiyorlar. Bunun için bir “al-götür” standı kurulmuş, isminizi (veya organizasyonunuzun ismini) söyleyip madalyanızı görevli hostesten alabiliyorsunuz. Bu esnada yine görevli fotoğrafçı gelip fotoğrafınızı çekiyor.
Sahne düzenini ve gösterinin genel organizasyonunu yöneten profesyonel bir ekip var. Bu ekip, TV reji sistemi ile de çalışarak salonda sabit ve seyyar haldeki 6 kamerayı da yönetiyordu. Bu kameralardan yansıyan görüntüler (söz gelimi adınız okunduğunda sahneye çıkarken) anında ana ekranın yanındaki yardımcı ekranlara transfer ediliyor.
Kullanılan kameradan projeksiyon makinelerine kadar her şey en üst kalitede. Ana ekranın boyutu 3×5 metre idi ve 1.5 m büyüklüğündeki bir projeksiyon cihazı ekrana sürekli HD görüntü gönderiyordu.
Fotoğrafçıları sahneye gruplar halinde çıkartıyorlar ve aralarından seçilmiş olan üç kişi ile röportaj yapıyorlar. Ne mutlu ki röportaj yapanlardan biri BUFSAD üyesi Önder Turacı idi.
Röportaj sırasında, fotoğrafçının da fotoğrafları ekrana yansıyor ve ortaya yukarıda gördüğünüz etkileyici manzara çıkıyor.
Bilgi için, TSC’yi düzenleyen aynı ekip, Katar’daki Al Thani Award fotoğraf yarışmasını da anahtar teslimi organize ediyor. Bir anlamda bu bir iş, FIAP destekli olarak ticarete dökülmüş durumda.
Gecenin sonunda, konukseverliğini esirgemeyen Dr.Hinterobermeier’e ve masamızı paylaştığımız Macar dostlarımıza veda ederek otelimize döndük.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki böylesi büyük ve attığı her adım sponsorlarca ödenen (36 tane var) bir organizasyon doğal olarak bir hobi yarışmasından çok bir ticari işletmeyi andırıyor. Her ticari işletme gibi tüm paydaşları için iyi sonuçlar yaratmak peşinde, yani katılımcılar (30% u en azından sergileme alıyor), FIAP (onay veriyor, ana sayfada reklam da var), sponsorlar (böylesi büyük bir organizasyonla çok etkin tanıtım yapıyorlar) ve elbette, düzenleyiciler. Kişi başı katılımın 40 Euro’dan başladığı ve kategori arttıkça yükseldiği bir yarışmadan söz ediyoruz.
Bununla birlikte, tüm dünyadaki amatör fotoğrafçılarda yarattığı ciddi heyecana da tanık olmamak elde değildi.
Esas mesele şu ki, böylesine ciddi organizasyon ve iyi sonuçlar üretmesi için bir yarışmanın bu seviyede profesyonelce yapılması gerekiyor.
Bizim yarışmalarımız da bu gibi organizasyonel seviyelere gelebilir.
Trierenberg’den öğreneceğimiz çok şey var.
Bu vesileyle, Trierenberg’de ödül kazanan Deniz Köse, Arif Miletli, Galip Çetiner, Leyla Şirin, Osman Önder, Önder Turacı, Ömer Yağlıdere, Cem Gençler, Yusuf Dülgeroğlu ve Zeynep Diniz’den kurulu BUFSAD ekibini ve ayrıca bireysel altın madalya kazanan Önder Turacı ve Ömer Yağlıdere’yi tekrar kutluyorum.
Bu yazıyı okuyanlar şunları da okudu:
- Fotoğraf Yarışmaları ve Fotoğrafçı Hakları
- Frans Lanting’in Lirik Doğa Fotoğrafları
- Dar Alanda Kısa Paslaşmalar…







{ 8 comments… read them below or add one }
nice güzel yarışmalara ve başarı dileklerimi iletiyorum.
Alberto Modiano
Merhaba Alberto,
Çok çok teşekkür ederim.
Selamlar,
Utku
Bu paylaşımınız için çok teşekkürler.
2007 de bir altın, bu yıl da 1 altın bir broz madalya aldım ve çok gitmek istedim ama işlerim yüzünden gidememiştim.
Çok merak ediyordum .
Tebrik ederim.
İnşallah seneye bizlerden biri en büyük ödülü alır …
Fevzi Ajlan DÜRÜS
Merhaba Fevzi Bey,
Aslında ekranda sizin de isminiz yazdı, galaya katılan fotoğrafçılar arasında.. Biz de karşılaşmayı bekliyorduk, göremeyince üzüldük doğrusu.
Biz de sizi tebrik ederiz, büyük ödülün Türkiye’ye gelmesi çok önemli bir başarı olacaktır.
Selamlar,
merhaba Utku,
Tebrik ediyorum sizleri…
Hoş bir nostalji oldu, 2yıl önce ben de bulunmuştum. Ne kadar profesyoneller değil mi? Öğrenmemiz gereken çok şey var.
selamlar
Merhaba Selda Hanım,
Ne güzel burada karşılaşmak… Çok teşekkür ederiz. Gerçekten te profesyonellik çok etkileyici idi.
Selamlar,
Utku
Darısı başımıza diyeceğim ama bu bir süreç işi. İşin aslı yerleşik toplum kültürünü ne ölçüde edinip edinmediğimize bağlı. Bu iş ha diyende olmuyor. Konar göçer yörük obasından yerleşik toplum düzenine geçeli ne oldu ki. O nedenle farkı kapatmak için çok çalışmamız gerekiyor çoook…
Ödül alan dostları kutluyorum. Gözlerine, yüreklerine sağlık…
organizasyon baştan sona ne kadar etkileyici görünüyor.. umarım biz de ileride çok daha iyilerini gerçekleştireceğiz..
Ödül alanları kutluyorum.. Başarıları daimi olsun..