Fotoğraf Makinanızın Önemi Yok!

by Utku Kaynar on 03 Ağustos 2009 · 28 comments

in Blog

(Kaynak : KenRockwell.com)

Size fotoğraf dünyasında herkesin bildiği, ama kimsenin söylemediği bir şeyi söyleyeyim:

İyi fotoğraflar çekmenizde fotoğraf makinanızın önemi yok.

Dijital fotoğrafçılığın da etkisi ile, artık herkesin fotoğraf çekebildiği günümüzde nedense herkes aynı şeyle büyülenmiş görünüyor : Daha iyi ekipman = daha iyi fotoğraf!

150$’lık bir makina ile 5000$’lık bir makinanın farkını görmek istiyorsanız, kendiniz bakın. Piyasadan kalkmış bir Canon A620 ile nasıl fotoğrafların çekilebileceğini görün.

Bazı ekipman bağımlıları hala fotoğraf makinalarının -insanların değil- fotoğraf çektiğine inanıyorlar. Onlara ünlü fotoğrafçı Chase Jarvis’in özellikle iPhone ile çektiği portfolyoyu göstermek isterim.

Eğer gerçekten iyi fotoğraf çekebiliyorsanız tek ihtiyacınız kullan-at bir fotoğraf makinası, oyuncak bir kamera veya cep telefonu bile olabilir. İyi fotoğraflar yaratmak için, bir Leica veya Nikon D3x‘e gereksinim duymuyorsunuz.

Fotoğrafta parayı sanat öğrenimine ve eğitime harcamak, daha fazla, daha iyi, daha vb. fotoğraf makinalarına harcamaktan her zaman daha iyidir.

Fotoğraf makinalarındaki, film kalitesindeki, keskinlikteki veya çözünürlükteki ilerlemelere rağmen, neden Ansel Adams‘ın 60 yıl önce başardığını başaramıyoruz?

Düşünün, Ansel’in photoshop’u dahi yoktu! Yine de ona yaklaşmak için bütün çabalar boşa çıkıyor, Jack Dykinga gibiler epey yaklaşsa da…

Amerika’da hala, Ansel Adams’ın veya Jack Dykinga’nın yıllar önce fotoğraf çektiği noktaları GPS koordinatları ile bulup, aynı fotoğrafı çekmek için ayın pozisyonunu gösteren yıldız diyagramlarından yararlanmaya çalışan salaklar var. Orjinal fotoğrafların tıpkı-kopyalarını elde etmeye çalışıyorlar. Ancak fotoğrafları yine de ilk eserin duygusal yoğunluğundan uzak. İşte burada…

Dalga geçmiyorum. Bu meraklılar, üniversite astronomlarından faydalanarak aynı manzara koşullarının 20 yılda bir biraraya geleceğini hesaplayıp, aynı tarihte 300 kişi fotoğrafın çekildiği noktada kamp kurdular. Fotoğraflar çekildi ama hala bulutlar, gölgeler ve kar doğru yerde değildi. İşte bu, Ansel’i veya herhangi başka bir sanatçıyı eşsiz yapar. Elbette ki istediklerini elde edemediler, çünkü sanat bundan fazlasıdır.

Michalengelo Sistine Kilise‘sinin tavanını boyamak için 4 yıl neredeyse sırt üstü yaşadı. Bugün onun ne tür boya ve/veya fırça kullandığını merak edeniniz var mı?

Gerçekten iyi fotoğraflar kaynağını kopyalamaktan değil, ilhamdan alır.

Geçenlerde fotoğrafa yeni başlayan bir arkadaş bana şunu sordu : “14MP bir makina mı almalıyım, 10MP yeterli mi?”

Aklıma şu fıkra geliyor, adam bileğini kırmıştır, doktora sorar “doktor, piyano çalabilecek miyim” diye, doktor yanıt verir “kesinlikle, şüpheniz olmasın!”.  Adam güler, çünkü daha önce hiç piyano çalmamıştır.

Bir Steinway sahibi olmanız piyano çalabileceğiniz anlamına gelmediği gibi, yüksek düzey bir fotoğraf makinası da fotoğraf çekebileceğinizi garanti etmez.

Fotoğrafı makinalar çekmez, fotoğrafçılar çeker. Fotoğraf makinası sadece araçtır.

Neden herkes artık Photoshop’u gayet etkin kullanmasına rağmen, kötü çekilmiş bir fotoğraf saatlerce süren photoshop masajından sonra hala baştakinden daha kötü görünmektedir?

Belki de şundandır : Fotoğrafı yapan sanatçının gözü, yeteneği ve teknik becerileridir. Aletleri değil.

Ansel Adams’ın dediği gibi, fotoğraf makinasının en önemli komponenti makinanın 10cm arkasında durmaktadır!

Hayalgücü yoksa, düşünce yoksa, incelik yoksa fotoğraf ta yoktur. “Image” sözcüğü, “imagination”, hayalgücünün köküdür. Lens keskinliğinin, çözünürlüğün vb. konuyla ilgisi yoktur.

David LaChapelle‘in işleri yalnızca hayal gücünün ürünüdür, makinasının değil. Zor kısım mizanseni kurmaktır, fotoğraf makinasının ayarları ikinci gelir.  Mizansen bir defa kurulduğunda, herhangi bir makina konunun fotoğrafını çekebilir.

Joe Holmes’in 13″x19″ boyutundaki, Amerikan Doğal Tarih Müzesi‘ndeki çalışmaları, Jen Bekman Gallery‘de 650$’a satılmaktadır. D70 ile çekildiler.

Tüm dünyada bir fanatizm halini alan, orta format plastik kamera Holga’dan çıkan fotoğraflar galerilerde yüzlerce dolara satılmaktadır. Holga 30$’a eBay‘den alınabilir.

Contact Press’den David Burnett’in Beyaz Saray Haber Fotoğrafçıları Tarihin Gözü 2006 ödülünü kazanan fotoğrafı, Holga ile çekilmiştir. Burada görebilirsiniz. Bu fotoğraf şu anda, Corcoran Modern Sanat Müzesi‘nin duvarında asılıdır.

Ekipmanlarınız, fotoğraflarınızın kalitesini etkilemez. Ekipmanlarınız, lensleriniz, megapiksel vb. hakkında ne kadar az düşünürseniz, iyi fotoğraflar yaratmak konusunda düşünmeye o denli vaktiniz kalır. Doğru ekipman sadece sonucun daha hızlı ve daha güvenli şekilde size gelmesini sağlar. Hepsi bu.

Ansel Adams’ın 1937′de söylediği gibi, “her yeni modern lens büyük diyaframlarda maximum definisyon için düzeltilmiştir. Daha küçük diyafram değerleri yalnızca derinliği artırır.” (Ansel Adams Otobiyografisi, hangi lensi kullanacağını soran Edward Weston’a mektup, S.244)

Ansel Adams, bunda  tam 70 yıl önce objektiflerinin keskinliğini çok kafaya takmaksızın inanılmaz keskinlikte fotoğraflar üretti. Bugün bizler, onun yarattığı sonuçlara yaklaşmak şöyle dursun, objektiflerin kıyaslama tablolarından başımızı kaldıramıyoruz. Elbette, o zamanın büyük format lensleri yavaştı, tipik olarak minimum 5.6 ve üstü. Bugünün modern lensleri en iyi performanslarına, iki stop kısıldıklarında ulaşmaktadırlar.

Yeni ekipman almak fotoğrafınızı geliştirmeyecektir. “Ah o lensi alabilsem” diyen bir sürü fotoğrafçı tanıyorum, o lensi aldılar, şimdi başkasını istiyorlar, ama fotoğrafları daha iyi olmadı.

Ernst Haas bu konuyla ilgili yorumunu 1985′te düzenlediği bir atölyede yapmıştı.

Atölyeye katılmak için uzaklardan gelen iki hanım, atölyenin başından itibaren Leica lensleri ve gövdelerinin üstünlüğünden dem vurmaya başlarlar. Bir Leica bayisinde çalışmaktalardır ve Haas’ta Leica gövdelerini kullanması ile ünlüdür.

Dördüncü günü sonunda Haas’ın sabrı taşar, bir tartışmanın ortasında hanımlardan biri Wetzlar objektiflerinin üstünlüğünü sorgulayan bir soru sorduğunda şöyle der : “Leica, Salayka! Makina bir milim fark ettirmez. Çünkü hepsi gördüğünüzü kaydeder. Ama bunun için, GÖRMELİSİNİZ.”

Ve ekler : “En iyi geniş açı lens mi ? İki adım geri çekilin ve aha!”

Kimse, atölyenin geri kalanında Leica, Canon, Nikon veya diğer markalardan söz etmez.

Dünyanın en iyi fotoğraflarından bazılarını burada görebilirsiniz. Bu fotoğrafları çeken sanatçı da burada aynı şeyi söylemektedir. Burada da $3 değerindeki 50 yıllık bir fotoğraf makinesi ile çekilmiş fotoğrafları görebilirsiniz.

Bu fotoğraf 20 yıllık bir Yashica Electro ile çekilmiştir. Ebay’den 20$’a aldım.

Bu fotoğraf ta yine 30 yıllık Canon QL17 GIII ile çekildi. Yanlış hatırlamıyorsam 30$ filandı.

Andreas Feininger (1905 – 1999) şöyle demiştir : “Fotoğrafçılar sürekli şunu söylüyorlar, ah bir Nikon’um olsaydı, ah bir Canon’um olsaydı, şu olsaydı, bu olsaydı.. Bu hayatımda duyduğum en aptalca şey. Fotoğraf görmek, ilgi ve düşünmekten ibarettir. Hepsi bu. Sonrasında, herhangi bir şeyi reddebilmek olgusu gelir. Kötü ışığı, kötü arka planı, kötü zamanlamayı, vs. Sadece çekmemeniz gerekir, konunuz ne kadar güzel olursa olsun.”

İnsanlar arabaların kendi kendisini sürmediğini bilir, daktilolar kendi kendilerine roman yazmarlar, Rembrandt’ın fırçalarının da kendi kendilerine resim yaptığı görülmemiştir. Öyleyse bazı zeki insanların fotoğraf makinalarının etrafta dolaşıp fotoğraf çekebildiklerine ilişkin yanılgısı nereden kaynaklanmaktadır? Dünyanın teknolojik olarak en gelişmiş arabaları dahi otoyolda kendiliklerinden aynı şeritte kalmayı beceremez. Dünyanın en teknolojik makinaları dahi, sizi gitmek istediğiniz yere götürmek için ayarlara ihtiyaç duyar. Her makina buna ihtiyaç hisseder. Dolayısıyla, lütfen pozlamayı yanlış yaptığı veya bulanık bir fotoğraf çektiği için makinanızı suçlamayın.

Bakın, fotoğraf sanatında yol almış herkes fotoğraf ekipmanlarının aslında pek te önemi olmadığını anlamak için yıllarını harcar. Daha sonra, elinizdeki ekipmanın en iyi ekipman olduğunu ve aslında bunun pek te önemli olmadığını kavrarsınız. Sonrasında öğrenme evresi bitmiştir ve yaratım başlar.

Dolayısıyla, yaratımı ne kadar öne koyup ekipmanı ne denli az düşünürseniz o kadar iyi fotoğraflar çekersiniz.

Kirsten Galon, Nikon’un en alt seviye 18-55 ve 70-300 objektiflerini kullanmaktadır.

Ekipmanın en önemli fonksiyonu, tekrar ediyorum en önemli fonksiyonu, yaratım sürecinde yolunuzdan çekilmek ve bir daha karşınıza çıkmamaktır.

Herhangi bir alanda virtüoziteye ulaşmış birini yakalayıp (sponsorları yanında olmaksızın) sorun, o da size aynısını söyleyecektir.

Peki neden tüm profesyoneller, sanatçılar yüksek profilli ekipman kullanma eğilimindedir ?

İşte nedeni :

  1. İyi ekipmanlar yoldan daha iyi çekilir, işinizi yaparken sorun çıkarmaz.
  2. Daha sert ve uzun süreli kullanıma göre yapıldıklarından daha dayanıklıdırlar.
  3. Bazı ileri seviye kullanıcılar, bu ekipmanların yine bazı küçük özelliklerini kullanışlı bulabilir.
  4. Paranız varsa ve illa da harcamak istiyorsanız, pahalı ekipman almak sorun değildir. Yeter ki ekipmanı, yaratımınızdan daha çok düşünmeyin.

İşte netlik ayarı yapılamadığı için sürekli offset netlik ile çalıştırılmak zorunda kalan, tamircinin yapılamaz dediği makina ile çekilen fotoğraf : Bu fotoğraf fotoğrafçısına en önemli ödüllerden bir kaçını kazandırmıştır.

Herhangi bir fotoğraf makinası, dergi kapaklarında kullanılabilecek kalite ve güzellikte görüntüleri ortaya çıkartabilme yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla bu yazısı okuyorsanız muhtemelen siz de sahip olabileceğiniz en iyi ekipmana sahipsiniz, yapmanız gereken tek şey onu son katresine kadar kullanmayı bilmektir.

Bu fotoğraf yine 20 yıllık Yashica Electro ile çekildi. 40$ değerinde. Muhtemelen, 2000$’lık Leica ile veya 2-3 milyarlık motorlu Canon ile daha iyisini çekemezdim.

Elbette aynı ayarda değil, ancak bu fotoğraf, muhteşem Edward Steichen tarafından otelin garsonundan alınan bir makinayla çekilmiş bir Isadora Duncan portresidir. Whitney müzesinde, 2000 – 2001 yıllarında sergilendi. Steichen, asıl amaç film çekmek olduğu için yanında makina götürmemişti.

Dünyada kötü fotoğraflar çekmenin en kısa yolu, hangisini kullanmanız gerektiğini bilemediğiniz pahalı bir ekipman yığınına sahip olmak ve o ekipmandan öbürüne sıçramaktır.

Her bir objektif, her bir makine ayrı bir dil öğretir. Bu dilleri öğrenmeden bir sonrakine geçmek, yolunu bilmediğiniz bir şehirde dolaşmaya benzer. Ancak rastlantılarla kazanırsınız.

İyi fotoğraflar çekmek için görmeyi ve kompozisyonu öğrenmek gerekir. Nerede duracağınızı ve hangi anda deklanşöre basacağınızı öğrenmelisiniz.

Benim şu anda bu sayfayı yaratmak için hangi yazılımı kullandığım sizi ilgilendiriyor mu? Elbette hayır, çünkü bu yazıyı önemsiyorsunuz, araçları değil.

Piyanonun nasıl çalındığını hepimiz biliyoruz, tuşlara elinizle basıp belirli pedalları basılı tutarsınız. Çok basit halde teknik budur. Bu bize Fazıl Say’ın konçertolarındaki duyguyu açıklıyor mu?

Fotoğraf makinenizin önemi yok.

Aklınızı ne kadar ekipmandan alıp, fotoğraflarınızdaki ışığa, kompozisyona, detaylara odaklanırsanız, fotoğraflarınız o denli iyi olacaktır.

Bu yazıyı okuyanlar şunları da okudu:

{ 24 comments… read them below or add one }

1 A. Murat Eren Ağustos 3, 2009, 16:20

Ekipman insanın kendisini nasıl ifade etmek istediğine yanıt verdiği zaman önemli hale gelen bir şey. Buna yanıt vermek ise pek de kolay bir şey değil. Üstüne üstlük çok zaman alan bir sürecin sonunda beliriyor bence bu yanıt.

Ben de günlüğüme benim bu ekipman değiştirme ile ilgili deneyimlerimi yazmıştım zamanında, o yazı geldi aklıma:

http://meren.org/blog/2008/04/merenin-ozet-fotograf-tarihcesi-ve-50mm-lensin-onemi/

“Fotoğraf makinesinin önemi yok” demek çok yerinde bir şey değil bence. Fakat fotoğraf makinesine çok önem vermek de fotoğrafa sağlıklı bir yaklaşım değil, katılıyorum :)

Bu arada günlüğünüz yeni sanırım. Hayırlı olsun. Eğer fotoğrafla ilgili yazmaya devam edecekseniz RSS’inizi http://www.fotograf-gunlukleri.com'a ekleyelim, ne dersiniz?

Selamlar.

2 admin Ağustos 3, 2009, 16:53

Merhaba Murat Bey,

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Makinenin önemi yok derken kastettiğim, piyasada an itibariyle hakim olan makine fetişinin tam da kendisidir.

Yaratıcılık neye benziyor unuttuk biz, duplikasyonlar üzerinden yürüyoruz.

Fotoğrafla ilgili yazıların devamı gelecek, RSS’imi Fotoğraf Günlükleri’ne ekleyebilirsiniz.
Selamlar.

3 Boray Biçer Ağustos 4, 2009, 03:09

Uzun ve güzel yazınızda katıldığım çok sayıda görüş var. Aklıma takılan birkaç konuyu tartışmak istedim.

* Tüm zamanların en büyük fotoğrafçılarından sayılan iki isim -ki pek ilgileri yoktur-, Cartier-Bresson ve Capa birer Leica kullanıcısı olarak ünlendiler. Ara Güler elinden hiç düşürmedi Leica’sını.. Bugün bir makina fetişizminden söz edeceksek bu Nikon ya da Canon ya da diğer birçok marka olmayacaktır: Leica, bu konuda tahtı kimseye bırakmaz.

Bunda biraz da lensler ve mercekler üzerinde yaratılan -ve birçok açıdan gerçeğe yaklaşan- efsanenin payı vardır. Stradivarius’un keman yapım tekniklerini lenslere uygulayan Leica için böyle bir efsanenin oluşması da haklı görülmelidir.

* Geçen yıl dünyada en az 50 milyar fotoğrafın İnternet üzerinden yayımlandığı söyleniyor. İnanılması güç bir rakam.. Kuşkusuz serbest pazar ekonomisinin tüketim çılgınlığı içeren marka fetişizmi kendini gösterecektir burada..

* Acaba Ansel Adams’ın güçlü fotoğraflarının yayımlandığı dönemde medyada -kaliteli basıma sahip- kaç fotoğraf boy gösteriyordu? Adams, yaşamın görece yavaş aktığı bir dönemde, geniş Amerika’yı fotoğrafladı. Naif ve soğuk fotoğraflarının hiçbir zaman yinelenememesi doğaldır bu anlamda.. Ayrıca, geçmişe yönelik (belki de retro denebilecek) bir “yeniden-çekim” kurgusu başarısız olmamıştır burada bence: aksine, geçmiş ile bugün arasındaki uzun köprü dünyanın değişkenliğini vurgulayan bir araca dönüşmüş -fotoğraf hiçbir zaman göründüğü gibi değildir.

* Sanıyorum, James Nachtwey’in yaşamöyküsel belgeselini (The War Photographer) izlemişsinizdir. Orada, filmli Canon kullanan Nachtwey’in fotoğrafları üzerinde müthiş değişimler uygulandığını; dijital teknikler olmaksızın fotoğraflardaki anlamsal yükün sürekli değiştirilebildiği vurgulanmaktadır. Ansel Adams, acaba hangi Ansel Adams’tır?

* Merih Akoğul neden Leica kullanıyor?

Tuhaf.

4 admin Ağustos 4, 2009, 06:33

Merhaba Boray Bey,

Yorumunuz için teşekkür ederim.

* Bir Leica kullanıcısı olarak ilk yorumunuza katılmamak elde değil. Ancak, benim israrla soyledigim sey sudur, iyi ekipman kullanmayin, gidin bulabildiginiz en ucuz ekipmani kullanin demiyorum. Soyledigim, sadece fotografin yaratici yönünün ekipman düşünülerek sınırlandırılmaması. Merih Akoğul’un dediği gibi “Teknik teknik diye kafayı yediler, halbuki bir fotoğrafın tekniği 9′sa estetiği 10 olacak.”

* Ansel Adams uzun kariyerine 1920′lerde başlayıp 1970′lerde bitirdi. Otobiyografisinden de okuyabilirsiniz. Dikkat ederseniz, bu dönem Magnum’un kurulduğu yıllara (1947) ve foto-muhabirliğinin altın çağına işaret eder.

* War Photographer’da bana göre gözüken en önemli şey şudur : Nachtwey zaten mükemmel olmuş fotoğrafı biraz daha, biraz daha diyerek defalarca yeniden bastırıyor. Benim yazımdan benzetme yaparsak, “ah keşke şu lensle çekseydim” dediğini düşünebiliyor musunuz ?

* Merih Hocam Leica’nın yanında Nikon da kullanır bol miktarda. Başarmak kitabına bakabilirsiniz.

Selamlar,

5 M.Müjdat ÜZEL Ağustos 4, 2009, 10:11

Yoruma tamamen katılmakta zorlanıyorum.Öğrenmeye çıkılan yolculuğa en pahalı ekipmanla başlamak elbet yersiz.Ama geliştikçe ekipmanın kaliteli hale gelmesi de kaçınılmaz oluyor.
Fazıl Say eminim bir duvar piyanosu ile konser vermeyecek ve çalışmayacaktır.
Rock dahil tüm gitaristler özel gitarlarla çalarlar.ama müzik hayatlarına en ucuz gitarlarla başlamışlardır.Örneğin fender stratocaster serisinin Eric Clapton,David Gilmoure,Ritchie Blackmore gibi gitarsitler için ürettiği çok özel ve pahalı gitarları vardır.
Gidip bunları almayız ama geliştikçe bunlara ihtiyaç duyarız..

Sevgiler,saygılar…

6 admin Ağustos 4, 2009, 11:05

Müjdat Bey,

Yorumunuz için teşekkür ederim.

Sorun Fazıl Say’ın ne ile çalışmak isteyeceği değil ki. Veya Eric Clapton’un stratocaster’i bırakıp bırakmayacağı.
Sorun şu ki, ne ile çalarlarsa çalsınlar bu insanlar o temel, basit, güzel duyguyu verebiliyor. Aynı şey fotoğraf için de geçerli.

Kastettiğim budur. Neden iyi ekipman alındığının da yanıtını yazımda verdim. İhtiyacınız varsa alın, ama gerçekten varsa.

Selamlar,

7 tarık Ağustos 4, 2009, 11:33

öncelikle hem yazı hem de yorumlar için yazan herkes sağolsunlar
bence herbiri de çok güzel yazılar
ama tam da makina ya da ekipman fetişizmini , yazıp tartışırken ve bu kadar
dogru/güzel/kapsamlı bir yazıyı okuduktan sonra ;
nasıl oluyor da yorumlar daha başka kulvarlara kayıyor ,gerçekten ilginç.
ekipman diye diye , en azından ben çevremden biliyorum ki çekemediği fotografın kusurunu kendinde aramayıp da makinasında arayan ve de kendini geliştirmek yerine para harcayan bir çok insan var .
hem yazı çok dogru ve hem de yorumlar gerçek ama aynı şeyden bahsetmiyorlar.
fotografı seven insanlar ekipman felan filan derken güzel bir ugraştan kendilerini alıkoymasınlar. sonrasında kendileri karar vereceklerdir zaten ..
saygılar

8 Boray Biçer Ağustos 4, 2009, 15:15

Değerli dostum Tarık,

Yorumlama zaten “açımlama” demektir. Burada amaç yazıyı alaşağı etmekten çok ona yeni açılımlar, değişik bakış açıları kazandırmaktır. Bu durumda, yorumlayanları boşuna eleştiriyorsunuz.

Sizin yaptığınız gibi “yazının bütünü çok güzel” yaklaşımını geliştirmek, bu yazı çok güzel olsa bile, bize hiçbir şey kazandırmaz ne yazık ki.. Bu nedenle siz de konu hakkında düşünce üretirseniz, çok sevinirim.

Sayın Kaynar’a güzel yazısı için tekrar teşekkür ederim.

9 Tuluhan Ağustos 4, 2009, 19:41

“Aklınızı ne kadar ekipmandan alıp, fotoğraflarınızdaki ışığa, kompozisyona, detaylara odaklanırsanız, fotoğraflarınız o denli iyi olacaktır.”

yazının özü….

Esasında “fotoğrafa yeni başlayacağım acaba D-700 ve 24-70 mi alsam ” diye formlarda soranların bir kaç kere okuması lazım..Paylaşım için teşekkürler….

10 Ertan Eryilmaz Ağustos 5, 2009, 19:35

Sevgili Utku,

Yazi icin gercekten tesekkurler. Sevgili Tuluhan’in ozetledigi kadariyla yazidaki fikirlere katiliyorum.

Ek olarak bence extra ve kaliteli ekipman gereksinimi biraz daha ozel fotograflar cekmeye calistiginiz zaman onemli.

Ornegin, cogunlukla “Macro” calisan bir fotografciysaniz linkteki fotografi cekmek icin herhangi bir makinayi ya da lensi kullanamazsiniz.
http://www.flickr.com/photos/sinnerinme/2140986007/
(Fotografin artistik yani goreceli olmakla birlikte ilk buldugum ornek buydu).

Ya da gokyuzu ile ilgileniyorsaniz kaliteli bir telephoto lensiniz olmadan bu fotograflari cekemezsiniz.
http://www.flickr.com/photos/fap_portfolio/2769626189/
http://www.flickr.com/photos/jgfranks/315320599/

Ya da belki dugun, parti gibi etkinlikleri calisan profesyonel bir fotografcisiniz. O zaman kesinlikle buyuk diyaframli lense ve/veya eger digital cekiyorsaniz yuksek ISO da az gurultu veren sensor(kamera)ya ihtiyac duyarsiniz.
http://www.flickr.com/photos/dallaportfolio/1267957034/
http://www.flickr.com/photos/shutterhack/2608139778/

Bu gibi ornekleri cogaltmak mumkun.

Benim dusuncem eger yeni baslayan bir “amator” iseniz, bulabildiginiz ucuz ve belki fazla masraf yapmadan “upgrade” yapabileceginiz bir setle ise baslamaniz. Ve eger fotograf cekmeye devam etmekte karar kildiysaniz ve artik kameraniz bir uzvunuz haline geldiyse zaten yeni ekipmana ihtiyaciniz oldugunu hissedersiniz.

Canon ve Nikon (Canikon) gercekten kaliteli olabilir ama yazinin ozune uygun olarak yapacagim yorum Canikon tek basina sizi iyi bir fotografci yapmaz. Conikon’u populer ve pahali yapan iyi “marketing” dir.

Ote yandan ben hicbir zaman Teknik(5) Artistik(10) olan bir fotograf ya da fotografci gormedim. Bazi kosullarda (yukaridaki ornekler) siradan bir ekipmanla yakalayabileceginiz Teknik(?) hicbir ise yaramayabilir, isterseniz hayatinizin en guzel kompozisyonunu yakalamis olun, eminim buradaki herkesin hayiflandigi en az bir kac kare (benim onlarca) vardir.

Tekrar tesekkurler.
Hoscakalin

11 Mehmet VURMAZ Ağustos 6, 2009, 08:46

Utku bey Merhaba
Fotoğrafa gönül vermiş olan dostlarımız için böyle bir bilgi paylaşımında bulunduğunuz için çok teşekkür ederim.Çok güzel ve emek ürünü bir çalışma olmuş.
Devamını da bekliyoruz.
Emeğinize sağlık.Selamlarımla.

12 bekir Ağustos 6, 2009, 23:28

bende bu tartışmaya gültekin çizgen in kıtabından bir alıntıyla katılmak istiyorum
bir sergi sırasında izleyicilerden biri sergi sahibine soruyor bu fotoğrafı hangi makina ile çektiniz gültekin çizgen de içinden eğer bu soruyu ara gülere sorsaydın sana singer dikiş makınası ile çektim cevabını verirdi diyor.bence bu anektod olayı gayet net bir şekilde özetliyor.fotoğraftan biraz anlayan insan bu dijital furyasının tüketim politikasından başka bişey olmadığını görür.dijitalin tek faydası çektiğiniz fotoğrafı o anda görebilmeniz eğer hatalı ise tekrar çekme şansınızın olmasıdır.bencede eğer insanlar dijital makinaların özelliklerini öğrenmek için harcadıkları zamanı pratik yapmaya yada fotoğraf yada sanat üzerine kitaplar okumaya ayırsalar daha faydalı olur kanısındayım.

13 utkukaynar Ağustos 7, 2009, 02:37

Merhaba Ertancim,

Yorumun icin cok tesekkur ederim. Ayni cizgide bulustugumuzu goruyorum.

Selamlar,

Utku

14 utkukaynar Ağustos 7, 2009, 02:38

Merhaba Mehmet Bey,

Devamı gelecek. Guzel sozleriniz icin tesekkur ederim.

Selamlar,

15 utkukaynar Ağustos 7, 2009, 02:39

Merhaba Bekir’cim,

Fotografa baslayanlar icin en iyi on kitap yazısını tam da bu nedenle yazdım.

Yorumun icin tesekkur ederim.

Selamlar,

16 kültür mantarı Ağustos 12, 2009, 11:18

sürekli lens peşinde koşanların okuması gereken bir yazı. beni çarpmadı ama onlarda tokat etkisi yapacaktır..:)

17 yasin akdemir Ağustos 19, 2009, 15:10

Selam Utku,
Bu yazı benim için bir ilham kaynağı oldu gerçekten. (Açıkça söylemeli, o makine tutkunluğundan ben de nasibimi almıştım.)
O zaman: İyi ki o Bresson fotoğrafına yorum yazmışsın ve iyi ki ben bu siteye girmişim ve de iyi ki bu yazıyı okumuşum ve iyi ki…
Sevgiler

18 utkukaynar Ağustos 19, 2009, 16:58

Merhaba,

Böyle düşünmene çok sevindim.

Utku

19 Serap Şubat 6, 2010, 12:57

Muhteşem bir kaynak olmuş..O yazı içindeki işte burada linklerine bayıldım,her şeyin linkini koymanız fevkalade olmuş.TAkip edicem bundan sonra.

20 Tunc Mart 6, 2011, 19:51

Evlendiginiz kiside onemli olan icidir demek gibi. Ama ici gibi disi da guzel olsa daha iyi degil mi?

21 Utku Kaynar Mart 17, 2011, 10:31

Merhaba Tunç Bey,

Bilmem, ben pek benzetemedim. Estetiğe bu kadar önem veriyorsanız, size su anda piyasada satilmakta olan Tuğrul Çakar ustanın iğne deliği fotografları kitabını öneririm. Karton kutularla çekilen fotograflar. Makine yok.

Selamlar,

22 murat Mayıs 17, 2011, 12:42

hepsi sanatci ruhlu, ozgur dusunen ve caliskanselamlar yazinizi FK’da gordumm ilgimi cekti cok begendim…

soylenenler cok faydali, herkesin okumasi lazim, verilen mesajin anlasilmasi icin

detaylar cok onemli, onlari atlamamak lazim, ama bilgilendirmekse eger, amac fotografa ilgi duyana mesaj vermekse eger, bu mesaji TAM vermek gerekir…
Yanlis anlasimla olmasin, yazinin FELSEFESI ile birebir hemfikirim…

tespitlerim:

1) tum bahsedilen fotografcilar ciddi manada post proccessing yani dijital de olsa film de olsa cekimden sonra ciddi duzenlemeler yaparlar. tum orneklerde gorulebilir (kon rockwell, chase jarvis…vs ) eger kacak kullanmiyorsan filtresinden tut, gercekten is gorecek bu programlar hic ucuz degildir, en basit bir fotografi bile Photoshop ustasi gorsel deger katabilir, cunku artik isik, golge ve renk degerlerine cok ciddi mudaheleler yapilabiliyor… ama kompozisyon en onemli sey, fotografin ruhu, o kismi getirmek mumkun degildir eger cesitli fotograflari sonradan birlestirip manuplasyon ve duzenlemeler yapmiyorsan

2) orta format veya film kullaniminin getirdigi avantajlar da vardi, keskinlik ve kontras dagilimin dengesi gibi, high dymanic range kontrol teknikleri farkliydi, ; kon rockwell kendisi vazgecemez zaten, itiraf da eder onlarda aldigi dokuyu aynen alamadigini, yenilerinin yerini tutmadigini, hem keskinlik hem kontras dengesi olarak…

3) eski fotografcilarin zahmetli veya ucuz dedigimiz makinelerinin bile, film isleme kisimlari her zaman masrafliydi ve zahmetliydi

4) eski makinelerin uretim bugunkune gore daha dusuktu, temel cok benzer presniplerle calisiyorlardi, fiyata etki eden, lens, kasa, hiz, dizayn gibi hususlardi temek olarak… bugunku gibi sensor teknolofisi degil film teknolojisi uzerine calisiyorlardi, bugun makinelerin en onemli parcasi sensor (lens haric), her gecen gun ileriye gitmektedir bu teknoloji, ama halen daha film cozunurlugunu vaadedememektedirler bile

Ken Rockwell internette ciddi bir referanstir, sahsen tarzini, daha dogrusu yaklasim ve anlatim tarzini ve samimiyetini cok takdir ederim yazilarinda, ticari kaygilardan arinmis bir sekilde tecrubelerini aktarir… bircok kisiye ben de tavsiye ederim yorumlarini, kesinlikle cok cok onemli noktalari var lens incelemeleri…

Ansel Adams i da duymustum, ama senin yazindan sonra inceledim, unlu fotografinin ay ve yildiz hesaplamalarinin yapilmasinin asil nedeni fotografin patent hakkinin kimde oldugunun belirlenmesidir, cunku belli bir donem serbest calismiyormus… wikipedia’da aciklamasi var, elbette sonradan deneyenler olmus, The Tetons and the Snake River bu foto dan bahsediyoruz sanirim… http://en.wikipedia.org/wiki/File:Adams_The_Tetons_and_the_Snake_River.jpg

fakat kendisi ile ilgili baska detaylar da var…
yani oyle gidip guzel kadraj yapip denklasore basmakla is bitmemis…

cunku konu ekipmanin onemi ise bunlardan bahsetmemek hatali olur kanimca, kendisi Fred Archer ile fotografin kontras dagilimini ve pozlamayi kontrol eden, film ve sonradan basim kagitlarinda uygulanan Zone teknigini gelistirmis…
bunlarin ne derece zaman alici ve masrafli isler oldugunu tahmin edebiliyorum…
http://en.wikipedia.org/wiki/Zone_System

Aslinda burada is ekipmanin onemi vs degil.
Ekipman tabiki onemli, yoksa bu adamlar manyaklar gibi tum akipmanlari inceleyip uzerlerine sayfalar dolusu yazilar yazmaz, veya boyle teknikler gelistirme geregi duymazlardi, her ekipmanla birseyler yapilabilir amac ne istedigimiz, ne hedefledigimiz, ekipmana gore kompozisyon cikartilabilir…
mesela gece prformasi dusuk bir makine ile gece isiksiz ortamda o cekim hayal
alan derinligi yaratamayan bir lensle arka fon flu tipte portreler hayal, baska bir tarz olusturacak fotografci
manzara cekimlerinde genis acin yoksa genis aci hayal, dar acidan da harika seyler yapabilirsin, ama daha cekerken genis aci dusunuyorsan, o zaman gibi o lensi alacaksin tipis tipis, veya panaroma programlarinda saatlerini harcayacaksin
cicegi bocegi detay cekeceksen tipis tipis
elim cok titriyor diyorsan yine tipis tipis optik stabilizasyon bakacaksin
fotografi buyuk boyut ve net basacaksan yine tipis tipis yuksek cozunurluk

:) demek istedigim, her ekipmanla birseyler cekilir ama hangisi ile ne cekilir…
diger yandan her cekilen kendince guzel olabilir, emek ve o goz varsa…

isin en onemlisi fotograf sevgisi, cabasi ve tutkusudur…
sonucta seven adam gelistirir… icraat calisma uretme yukleme hedef alinmalidir, paylasim iyidir, ise ozen de gereklidir…

selam ve saygilar

Murat

23 Gonca Durman Eylül 15, 2011, 05:29

Bir fotoğraf makinesi için para biriktirirken, aslında yapmam gereken şeyin,
yeni bir makine almak yerine başka bir yazınızda da bahsettiğiniz kitapları edinmek olduğunu fark ettim. Bazı yazılanlardan pek bir şey anlamasamda okumaya devam ediyorum, bahsedilen konuların zamanla tanıdık gelmesi beni mutlu ediyor. Sanata duyulan ilginin hayatımda farklı pencereler açtığını görmek çok güzel.Bu bilince ulaşmamı sağladığınız için çok teşekkür ediyorum.
sevgi ve saygılarımla

24 Yüksel Ünsal Ocak 27, 2012, 16:09

Fotoğraf makinaları arasında çok büyük farklar var. İyi bir çekim için mutlaka iyi ve de son teknolojiyi ihtiva eden makinalar gereklidir. Markalar içinde de en iyisi mutlak SONY dir . Hiç tereddütünüz olmasın .

Leave a Comment

{ 4 trackbacks }

Next post: