Bir 35mm / Dijital SLR Sistemi Kurmak…

by utkukaynar on 02 Ocak 2010

Bana seminerlerde en çok sorulan sorulardan bir tanesi, “hangi makineyi almalıyım?” oluyor. Bu makaleyi de bu soruya yanıt vermek için yazıyorum.

Bu yazıda en azından belli parametreleri pas geçtiğimizi varsayacağım, örneğin kompakt makineler veya prosumer tipi dijitaller (örnek:  Canon G10) bu yazının ilgi alanının dışında kalıyorlar. Ancak bir dipnot eklemeden de geçmeyeyim : Bu makineler artık SLR’lerin yapabileceği şeylerin çoğunu yapıyor.

Dolayısıyla, şimdi sorumuza geliyoruz  : Diyelim ki fotoğrafçılık bir süredir ilginizi çekiyor, yeni başladınız, öğrenmek istiyorsunuz, boynunda makineyle haftasonları diyar diyar gezen o adam/kadın siz olmak istiyorsunuz, veya bilmem hangi büyük elektronik dükkanı acayip kampanya yapmış ve siz de (aslında varolmayan) bir ihtiyacınızı keşfettiniz vs…

Sonuçta bir SLR (single lens reflex) almak istiyorsunuz.

Çok önemli başlangıç noktası : Eğer sizin değil de makinenizin iyi fotoğraflar çekeceğini düşünüyorsanız, hemen durun. Fotoğrafı makineler çekmez, insanlar çeker. Bu sitedeki diğer yazılar size konuyla ilgili fikir verecektir.

Bununla birlikte, fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başlayan kişilerin en önemli dayanak noktası ekipman temalı konular olmaya başlıyor, hangi makine, hangi objektif, hangi plugin, hangi halı değil, hangi gümüşsuyu gibi…

Bir SLR almak, herşeyden önce bir sistem kurmaya doğru atılan en önemli adımdır. Dolayısıyla, farklı uygulamalar farklı ekipman gerektirir. Şunu aklınızdan çıkarmayın lütfen : siz bir makine almıyorsunuz, bir sistem kuruyorsunuz. Hangi makine markasını tercih ederseniz edin, bu gerçek değişmez.

Ana kural : Bir ekipman satın almadan önce, ona neden ihtiyacınız olduğunu bilmelisiniz.

Öncelikle, yatırım yapmaya başlayacağınız markaya karar verin. Pek çok insan Canon veya Nikon ile başlar, ancak bu Pentax, Sony, Olympus gibi markaların kötü oldukları anlamına gelmesin. Dediğim gibi, siz bir sisteme yatırım yapmaya başlıyorsunuz, aynı Microsoft Office veya AutoCAD kullanacak kişilerin gidip Windows alması gibi. Bir not daha : Herhangi bir makine markası, günümüzde diğerine tur bindirmemektedir. Yani Nikon veya Canon’dan hangisi ile başlayacağınız mühim değil, hangisi hoşunuza gittiyse, bütçenize hangisi uygunsa onu alın.

Kolay başlangıçlar : Bir Makina ve Bir 50mm (veya dengi) objektif ile başlayın

İşte bu kadar kolay! Size satılan o zoom objektifi de alabilirsiniz, ancak sabit bir fokal ile, özellikle normal objektif ile başlamak perspektifinizi geliştirecektir. Normal objektifler (veya denkleri) son derece ucuz olduğu için, o kadar maliyetli bir sisteme de ihtiyacınız bulunmaz. Size “ama bu zoom sizin almak istediğiniz 50mm’i de, 18mm’i de, 70mm’i de kapsar” diyen satıcıyı boşverin.

Dijital makinelerde bulunan kırpma çarpanı özelliğinden ötürü, 50mm normal açısını elde edebilmek için 30mm – 32mm aralığında bir objektif  kullanmanız gerekir. Endişelenmeyin, böyle objektifler de gayet uygun fiyatlarla bulunuyor. İşte bir örnek, burada.

Eğer illa o zoom objektifi aldıysanız, işte size çözüm : zoom halkasını 50mm (veya DX formattaki dengi) değerine zoomlayıp, bantlayın!

Buradaki ana fikir şu, 50mm ile başlarsanız geniş açı ve dar açıdaki sonradan yapacağınız ekipman yatırımları size daha anlamlı gelecek, perspektif duygunuz ve kadraj yeteneğiniz otomatik olarak gelişecek ve sabit odaklı objektiflerin kalitesinden ötürü fotoğraflarınızın teknik kalitesi artacaktır. Böylesi bir avantajı çok ucuz bir yatırım ile elde edebilirsiniz.

Film kullananlar için, bedava dijital full frame : Renkli negatif çekin, sonra da filmi banyo ettirdiğiniz yerde fotoğrafları CD’ye taramalarını isteyin. Taramayı hemen yıkama sonrasında yaptıkları için, fotoğraflarınız toz kapmadan TIFF / Yüksek Kaliteli JPG olarak taranacaktır : Bingo! Sudan ucuza bir full frame dijital SLR’niz oldu.


50mm Etkisi

Fotoğraf : Zanthia

İkinci adım : Biraz Aksesuar Alın

Ciddi fotoğrafçılar genellikle makine kılıfları kullanmazlar. Çanta konusunu ise önümüzdeki satırlarda göreceğiz. Başlangıç için, gidip kendinize iyi bir mikro fiber temizlik bezi alın. Her kullanımdan sonra objektif ve makinenizi temizlemek üzere. (Dikkat : Makinenin ayna aksamına dokunmayın). Bu yaklaşık 5 TL’lik yatırım, kullanıldığında makinenizin ömrünü iki kata kadar uzatabilmektedir. Kullanın.

Objektifinize uygun bir UV filtre edinin. Polarize filtreden şimdilik uzak durun.

Ve son olarak : Film veya hafıza kartı alın. Eğer dijital çekiyorsanız, önerim RAW+JPG çekmenizdir, ne yaptığınızı biliyor hale gelene kadar. Bunun içinde kapasitesi geniş hafıza kartına ihtiyacınız olacak.

Vee… Action

Artık bir 50mm objektifiniz ve makineniz olduğuna göre, fotoğraf çekmeye başlayabiliriz. Kolay konular seçin ve projeleştirin, evdeki veya işyerindeki arkadaşlarınız, alçak bakış noktasından (evet, dizlerinizin üstüne çömelin) şehir fotoğrafları veya gölgeler gibi… Fotoğraf gezilerine katılın, başkaları zoom objektifin sırlarını çözmeye çalışırken siz kadraja ve fotoğrafınıza odaklanın. Objektifiniz 1.8 diyaframa açılabildiğinden, düşük ışık koşullarında dahi sonuç alabilirsiniz. Fotoğraf çekin, fotoğraf çekin, fotoğraf çekin. Çekerken kullandığınız parametrelere dikkat edin, fotoğrafın kompozisyonuna dikkat edin. Eğer zoom yapmaya gereksinim duyuyorsanız, bir zahmet yürüyerek yaklaşın, veya uzaklaşın.

Eğitim Alın

Fotoğraf makinesi alırken fotoğraf makinesinden daha önemli bir şey varsa, bu fotoğraf eğitimidir! Fotoğraf derneklerinden veya özel merkezlerden alabilirsiniz. Kitaplardan da kendi kendinize bazı kavramları öğrenebilirsiniz. Ancak ne olursa olsun, eğitim alın. İyi bir daktilo almak sizi yazar yapmaz. Bu fotoğraf için de geçerlidir. Fotoğraf eğitimi, yalnızca fotoğraf eğitimi veren yerlerin insiyatifine bırakılamayacak kadar önemli olduğundan, bu listedeki kitapları okumanız da özellikle önerilir.

Bir Tripod Edinin

Bir tripod edinmek, sizi uzun pozlamalar yapmanıza olanak tanıyacaktır. Bütçenize göre türlü çeşitli tripodlar bulabilirsiniz.  50TL’lik Çin malı tripodlardan 1.000 TL’lik Gitzo / Manfrotto marka tripodlara kadar çok çeşitli ürünler var. Önemli olan şu, fotoğrafçılığınız ilerledikçe başka tripodlara da (veya monopodlara) ihtiyaç duyabilirsiniz. Şimdilik sizi idare edecek bir şeyi alın yeter.


City Night, Jiji


Proje : Gece ve Şehir

Bu projenizde, öncekilerden ziyade geceleyin, uzun pozlamalar yaparak fotoğraflar üretin ve sonuçları gözlemleyin. “Mavi saat” diye tabir edilen, gün batımının hemen sonrası veya gün doğumunu hemen sonrası bu konuda size çok güzel ışık koşulları sunacaktır.

Bir Geniş Açı Objektif Edinin

Tüm yukarıda anlatılanlar, şimdiye kadar tahmin etmiş olabileceğiniz gibi adım adım bir gelişmeyi sembolize etmektedir. Ekipman almak için acele etmeyin, öncelikle elinizdeki ekipmanlarla ne yapabileceğinizi değerlendirin.

Eğer yukarıdaki projeleri tamamladıysanız, normal objektif ile önemli bir mesafe katettiniz demektir. Şimdi sırada geniş açı bir objektif var. Gelişmekte olan bir fotoğrafçı olarak, geniş açı kullanırken en önemli önceliğiniz ön planı dolduracak ilginç nesneler bulmaktır. Bulamıyorsanız, muhtemelen kendinizi düz, kartpostal türü bir fotoğrafa bakarken bulacaksınız. İlginç bir nesne bulduğunuzda yaklaşın ki, nesne karenin en azından üçte birini doldurabilsin.

Hangi fokal uzunluktaki objektifi almalısınız? Başlangıç için (yine full frame dengi olarak) 24 veya 28mm bir geniş açı, sabit odaklı objektif işinizi görecektir. Bütçenize göre karar verin. Epey bir miktar fotoğraf çektikten sonra daha da geniş ve dramatik etki bırakan 18-20mm bir objektifi de edinmek isteyebilirsiniz.

Geniş açı proje : Şehir ve İnsanlar

Kentte dolaşarak, insanları doğal ortamlarında fotoğrafladığınız bir seri fotoğraf üretin. İnsanlara geniş açı objektifiniz ile yaklaşın, makinanızı kişiye 20cm kadar yaklaştırmayı ve bu şekilde fotoğraf çekmeyi öğrenmelisiniz.

Fotoğraf : A Glimpse of the World


Bir Tele Objektif Edinin

Muhtemelen, artık bir 100mm civarı objektif edinmeniz uygun olacaktır. 100mm fokal uzunluk, ucuz ancak tele objektiften beklentilerinizi karşılayacak kadar da dar açı sağlar. Aynı zamanda, 90-100mm objektifler ideal portre objektifleri olarak tanımlanır.

Tele Proje : Portreler

Çevrenizdeki insanların yüz ve büst portrelerini, yeni edindiğiniz objektifiniz ile çekin.

Fotoğraf : Prosto


Bir Fotoğraf Makinası Çantası Edinin

Bir çanta, tüm ekipmanınızı birlikte tutması açısından gezilerde ve evde saklarken kolaylık sağlar. SLR sisteminizin büyüklüğüne göre bir çanta edinin. Lowepro başta olmak üzere, her tür makine için 50-100 TL arasında iyi bir çanta bulmak mümkündür. Araştırın, bütçenize uygun olanı alın.

İkinci Bir Gövde Edinin

İkinci bir fotoğraf makinası, sizi fotoğraf gezilerinde rahatlatacak ve çok daha esnek çalışmanızı sağlayacaktır. Birinde geniş diğerinde dar açı takılı iken, bu iki objektifle de daha önce yaptığınız projelere müteşekkir olarak, gördüğünüz fotoğraf olasılıklarının üzerine daha esnek gidebilirsiniz. Ama böyle bir bütçeniz yoksa da bunu sorun etmeyin.

Şefin Spesiyalleri : Macro, Zoom, Tilt-Shift, Flaş

Eğer gerçekten özelleşmiş türdeki fotoğraflara ilgiliyseniz, söz gelimi böcek fotoğrafları gibi, o zaman bunlarla ilgili ekipmanı edinmeniz önerilir. Aynı şekilde, paranız bolsa ve tembelseniz, gidip pahalı bir zoom lens alın. 1000 – 2000 USD arasındaki zoomlar, size bugün fotojurnalistlerin keyfini çıkardığı esneklik ve hızın yanında kaliteli görüntüleri de verebilir. Benzer anlamda, mimari fotoğraflar ilginizi çekiyorsa, tilt-shift objektifler geniş veya dar açılardan kaynaklanan perspektif bozulmalarını giderecektir.

Ancak unutmayın, yukarıdaki spesiyaller ancak onlar üzerinde çok fazla zaman harcayacaksanız gereklidir.

Bitirirken : Aslında ne oldu?

Farkında değilseniz ben tekrar hatırlatayım : Bir SLR sistemi kurmak, her bir ekipmanın tek tek hakedilerek, yani ekipmanın özellikleri bütün anlamları ile kullanıma sokulup yararlanıldığında uzun bir yolculuktur. Aynı zamanda da günümüzde size herşeyi aynı anda satmaya çalışan (ve sonunda kendinizi evde nerede kullanacağınızı bilmediğiniz ekipmanlarla başbaşa bulduğunuz) anlayışın tersine, adım adım, ağır ağır acele eden bir anlayıştır.

Önemli olan fotoğraf üretmektir ve en iyi makina yanınızda olandır.

Bütün bu sistemi kurduktan sonra, kuvvetli olasılıkla bazı ekipmanları çok çok fazla kullanacaksınız, bazılarını ise hiç. Kullanmadıklarınızı elinizden çıkarın, ekipmanınızı sadeleştirin. Kendi sesinizi bulun, ve onunla çekmek istediğiniz türden fotoğrafları üretin.

T.S.Eliot’un bir sözüyle bitirelim : “Keşfetmekten asla vazgeçmemeliyiz, çünkü bütün keşiflerimizin sonucu; yola çıktığımız noktaya varmak ve orayı ilk kez tanımak olacaktır.”

Aslında ihtiyacınız olmayan şeylere ihtiyacınız olmadığını bilmek, kendi başına bir bilgeliktir. Bu yolu izlerseniz, umuyorum ki sonunda siz de o bilgeliği bulacaksınız.

Okuduğunuz için teşekkürler,

Utku

{ 6 comments }

Basitlik

by utkukaynar on 01 Ocak 2010

Basit bir makinanın, çok ama çok az düğmesi, düdüğü ve işlevi bulunur. Aşağıda Leica M6′nın bütün kontrollerini görebilirsiniz. Hepsi bu kadardır. Aynı tür bir tasarım, Nikon FM2 veya Nikon FM10′larda da bulunabilir.


Leica M6 TTL Kontrolleri

Leica M6 TTL Kontrolleri



Giriş

Basitlik, fotoğrafçılıktaki en önemli konseptlerden biridir.

Basit fikirler güçlüdür. Onları daha da basit ifade etmek, fikirleri berraklaştırır. Sade kompozisyonlar bu berraklığı daha güçlü kılar. Bütün bunların hepsi, sonunda daha fazla beğeni alan, sergilenen ve yarışmalarda ödüller alan fotoğrafları oluşturur.

Bu yazı, bu konseptin daha az bilinen ancak bilindiğinden de az uygulanan kısmı ile ilgilidir : Ekipmanınız basitleştikçe, tecrübeleriniz zenginleşir ve fotoğraflarınız güçlenir. Yanınızda taşıdıklarınız ekipman olarak azaldıkça, fotoğraf olarak daha fazla şeyle geri dönersiniz.

Dolayısıyla bu yazı, ekipmanın sadeliğinden bahsetmektedir. Başka bir yazıda da fikirlerin ve uygulamanın sadeliğinden söz edeceğiz.

Çok fazla ıvır zıvır

Eğer hangi ekipmanınızın eksik olduğuna takılmak yerine, mevcut ile ne yapabileceğinize odaklansaydınız, fotoğraflarınız bugün olduklarından çok daha iyi olurdu.

Daha fazla ekipman satın alıyoruz çünkü daha geniş bir ekipman yelpazesinin daha fazla koşulda işimize yarayabileceğini düşünüyoruz. Herşeyi dahil edebilmek için ultra geniş açıların, iyice yakınlaşabilmek için süper zoom’ların peşinde koşuyoruz, dünyada otururken ayı çekebilelim diye.

Yanlış.

Herşey için hazırlanmaya çalışmanın en doğal sonucu, sonunda hiçbir şey için hazır olmamaktır.

Sonunda kendinizi, doğru dürüst bir fotoğraf fırsatını göremeyecek kadar fazla ekipman taşıyor olarak bulursunuz. Bütün zamanınızı makinenizi ve ekipmanlarınızı düşünerek geçirir, doğal olarak ta fotoğraflarınızı düşünmezsiniz.

Bu çok ciddi bir sorun. Günümüzün amatör fotoğrafçıları, makinelerinin ve objektiflerinin ayarlarının, fotoğraflarına neredeyse hiçbir etkisi olmadığını göremiyorlar bile.

Bir itirafta bulunayım : Gerçek anlamında fotoğraf konuşan biriyle, fotoğraf dünyasında karşılaşmak çok nadir hale geldi. Bunun yerine, karşılaştığımız insanların büyük çoğunluğu makine özelliklerinden, photoshop eklentilerinden ve HDR yazılımlarından bahsediyor.

Oysa denklem basit :

Ekipmanınızı daha çok düşündükçe, fotoğraflarınızı daha az düşünürsünüz.

Yanınıza daha az ekipman aldıkça, daha iyi fotoğraflar çıkma olasılığı artar.

Neden?

İnsanlar aynı anda tek bir şeye tam olarak odaklanabilmeye, bir çok şeye tam olarak odaklanabilmeye kıyasla daha yeteneklidir. Bu derin düşüncedir.

Sir Isaac Newton cebir’i bulduğunda, 24 saat süren kesintisiz bir düşünce sürecinden geçmişti. Derin düşünceden bunu kastediyorum.

Dışarıda çekimdeyken, birden fazla gövde, objektif veya ıvır zıvır dikkatimizi fotoğrafın konusundan ekipmana yöneltir. “Diğer objektif ile denesem ne olur”, “acaba daha mı fazla ISO’da çeksem” vs.

Daha da kötüsü, fotoğrafçılığın bugünkü durumu amatör fotoğrafseverlerin dikkatini daha da fazla dağıtacak tuzaklarla dolu : “raw mı çekmeliyim bu fotoğrafı?”, “belki AdobeRGB’de bir defa daha denemeliyim”, ya da en kötüsü “şimdi bu tripod pozisyonunda 30 dakika boyunca 500 fotoğraf çekip, sonra onları HDR ve panfocus tekniği ile yapıştırsam iyi fotoğraf olur!”

Zihinlerimiz bununla dolu olduğundan, fotoğrafa ya da konuya odaklanamayız.

İnsanların yaptığı en aptalca şey, daha iyi fotoğraf için düşünmek, daha iyi bir açı aramak, daha iyi bir kompozisyon kurmaya çalışmak için 30 saniye  geçirmek yerine, 30 dakia boyunca 500 fotoğrafı nasıl birleştirebileceğini düşünmektir.

Fotoğrafta çekmek her zaman işin kolay kısmıdır. Zor olan görmektir. Fotoğrafı çekme işlemine bütün zorluğu yüklerseniz, fotoğrafı görmek için yer kalmayacaktır.

Aynı şekilde fotoğrafı aramak için geçirmeniz gereken zamanı, fotoğrafı çekme işleminin kendisine ayırırsanız, ne kadar zaman ayırırsanız ayırın fotoğrafınız berbat olacaktır.

Fotoğraf konunuzla, kompozisyon ile, jest, mimik, ışık, bakış noktası, etki, perspektif, denge, renk, leke, zamanlama, negatif boşluk, doku, çizgiler ve geometri ile ilgilidir.

Bu nedenle iyi fotoğrafçılar ekipmandan bağımsız olarak iyi fotoğraflar üretebilirler. Bir iPhone ile olsa dahi. Mesele görmektir, çekmek sonra gelir.

Bu nedenle basitlik bu kadar önemlidir, çünkü elinizde dikkatinizi verecek ekstra ekipmanlarınız bulunmaz.

Benim fotoğraflarım, bilinçli olarak az ekipman taşımaya başladığımdan bu yana iyileşti.

Siz de deneyin, sonucu siz de farkedeceksiniz.

Kaynak : kenrockwell.com

{ 4 comments }

Bunu bir de sabit disk ile denesenize…

Aralık 24, 2009

Şimdi anlatacağım şeyi bir düşünün. 1978 yılında bir makara film çekiyorsunuz. Siyah Beyaz. Bu makara, 2009′a kadar negatifi ortaya çıkarmak için gerekli banyo işlemlerine tabi tutulmadan, tozlu bir rafta tam otuz yıl bekliyor.

Yazının devamı için tıklayınız →

Kayıp Eleştirinin İzinde

Aralık 24, 2009

Fotoğrafta eleştirinin önemi, özellikle kendini geliştirme aşamasında olan biz amatör fotoğrafçılar için çok kritik. Peki, nitelikli fotoğraf eleştirisi nasıl olmalı?

Yazının devamı için tıklayınız →

Creative Commons’da neyin nesi???

Kasım 26, 2009

Creative Commons adını daha önce duydunuz mu bilmiyorum, ancak telif haklarının neredeyse her gün ihlal edildiği ülkemizde internet üzerinde paylaşılan fotoğraf ve görüntülerin teliflendirilmesi çok ciddi bir mesele. Bu yazıda internetin vazgeçilmez lisanslama yöntemi haline gelen bu önemli kavramı incelemeye alıyoruz.

Yazının devamı için tıklayınız →
</